85 yıllık futbol tarihimizin belkide en destansı galibiyetiydi bu. Maça kötü başlamış ve ilk yarıyı 1-0 geride kapatmıştık. Maçın ikinci yarısına iyi başlamış ve atak bir futbol sergilerken bu seferde hakemlerin oyuncu değişikliğimizi geciktirmesi ve o an sahada 10 kişi olmamız kalemizde ikinci golü görmemize sebep oldu. Hemde golü eksik oyuncumuzun kanadından yemiştik.
Fakat yılmadık. Ataklarımız ardı ardına gelmeye başlamıştı. 75. dakikada Arda Turan, Hamit Altıntop'un pasında topu ağlarla buluşturarak skoru 2-1'e getirmiş ve neden maçı penaltılara götürmeyelim sorusunu aklımıza getirmişti.
Sağlı sollu ataklarımız vardı. Pozisyonlar bir bir harcanırken 89. dakikada Hamit Altıntop'un ortasında kaleci Petr Cech topu elinden kaçırınca Nihat Kahveci topa sadece dokundu ve kaderimiz 13 dakikada değişti. Fakat biz öyle sanıyorduk. Kader ağlarını daha yeni örmeye başlamış ki 1 dakika sonra 91. dakikada yine Nihat, yine Hamit Altıntop'un pasında kaleciyle karşı karşıya kaldı. Topu 90'a asan Nihat bizleri boğazımız patlarcasına bağırmak zorunda bırakmıştı.
Herşey bir mucize gibiydi. Bir dünya markasını son 15 dakikasına 2-0 yenik girdiğimiz maçta 3-2 yenerek tarihe geçtik. Artık çeyrek finaldeyiz. Rakip Hırvatistan. Cuma günü Viyana'da Ernst Happel Stadyumunda yeni bir zafer bizi bekliyor.
Teşekkürler çocuklar. Sizlerle gurur duyuyoruz...